Sel Sonrası Eve Dönüşte Görünmeyen Tehlikelere Dikkat!

Haber Giriş Tarihi: 21.10.2026 12:35
Haber Güncellenme Tarihi: 21.10.2026 12:35
https://www.oncekorfez.com/

el sularının çekilmesiyle tehlike sona ermiyor. Hasarlı binalar, kirlenmiş içme suyu, küf oluşumu ve temizlik sırasında yapılan hatalar, afet sonrasında da sağlığı tehdit edebiliyor. İstanbul Rumeli Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Müdür Yardımcısı Öğr. Gör. Selay Duran, sel sonrası temizlik ve güvenli geri dönüş sürecinde dikkat edilmesi gerekenleri anlattı.

Sel felaketinin ardından evlere ve iş yerlerine dönüş, yalnızca hasarın giderilmesiyle sınırlı değil. Taşkın sularıyla taşınan kanalizasyon atıkları, kimyasal kalıntılar ve çeşitli mikroorganizmalar yaşam alanlarında sağlık riskleri oluşturabiliyor. Islak kalan eşyalarda ve duvarlarda gelişen küf de özellikle solunum yolu hastalıkları bulunan kişiler için sorun yaratabiliyor.

İstanbul Rumeli Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Müdür Yardımcısı Öğr. Gör. Selay Duran, sel sonrasında temizlik çalışmalarına başlamadan önce can güvenliğinin sağlanması gerektiğini belirterek, “Suların çekilmesi, bir binanın güvenli olduğu anlamına gelmez. Hasarlı yapılara, yetkililer güvenli olduğunu bildirmeden girilmemeli. Sel suyuyla kaplı yollar yürüyerek ya da araçla geçilmemeli. Elektrik tesisatı ve gaz bağlantıları da uzman kontrolünden geçmeden kullanılmamalı” dedi.

Temizlik sırasında yapılan hatalar sağlık riskini artırabiliyor

Selin ardından ev ve iş yerlerinde biriken suyun ve çamurun temizlenmesi sırasında koruyucu ekipman kullanılması gerekiyor. Su geçirmez çizme, dayanıklı eldiven, uzun kollu giysi ve koruyucu gözlük, kirli su ve atıklarla teması azaltan önlemler arasında yer alıyor. Toz ve küf bulunan alanlarda ise uygun bir solunum koruyucu kullanılması önem taşıyor.

Duran, temizlik çalışmalarında özellikle temizlik ürünlerinin yanlış kullanımına karşı uyararak, “Sel sonrası temizlikte yalnızca kir ve çamurun uzaklaştırılması yeterli değil; işlemin güvenli biçimde yapılması da gerekiyor. Sert yüzeyler öncelikle su ve deterjanla temizlenmeli, dezenfektanlar gerektiğinde ürünün kullanım talimatlarına uygun olarak kullanılmalı. Çamaşır suyu kesinlikle amonyak, asitli ürünler veya başka temizlik maddeleriyle karıştırılmamalı. Bu karışımlar tehlikeli gazların açığa çıkmasına neden olabilir” diye konuştu.

Temizlik sırasında çocukların, gebelerin, bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerin ve kronik solunum hastalığı bulunanların kirli veya küflü alanlardan uzak tutulması da önem taşıyor.

Nemli kalan evlerde küf tehlikesi

Selden sonra suyun uzaklaştırılması kadar, ıslanan alanların kurutulması da önem taşıyor. Uzun süre nemli kalan duvarlar, zeminler ve eşyalar küf oluşumuna yol açabiliyor. Küf, alerjik reaksiyonları ve solunum yolu şikâyetlerini artırabiliyor.

Öğr. Gör. Selay Duran, “Sel suyuna maruz kalan mekânlar ve eşyalar mümkünse ilk 24-48 saat içinde tamamen kurutulmalı. Yeterince temizlenemeyen veya kurutulamayan halı, yatak ve döşemeli mobilyalar gibi eşyaların uzaklaştırılması gerekebilir. Görünür küf bulunan alanlarda, temizlik yapılmadan güçlü fanlarla havalandırma sağlamak küf parçacıklarının yayılmasına neden olabilir. Yaygın küf oluşumu veya kanalizasyon kaynaklı kirlilik varsa uzman desteği alınmalı” ifadelerini kullandı.

Sel suyuyla temas eden gıdalar tüketilmemeli

Sel, şebeke suyunu ve kuyuları da kirletebiliyor. Bu nedenle içme, yemek hazırlama, diş fırçalama ve bebek maması hazırlama gibi işlemlerde yalnızca güvenli olduğu doğrulanmış suyun kullanılması gerekiyor. Yerel yetkililerin suya ilişkin duyurularının takip edilmesi de önem taşıyor.

Duran, suyun kaynatılmasının her türlü kirlenmeyi ortadan kaldırmadığını vurgulayarak, “Kaynatma işlemi bazı mikroorganizmaları etkisiz hâle getirebilir ancak sudaki kimyasal kirleticileri gidermez. Bu nedenle suyun güvenli olup olmadığı konusunda yetkili kurumların açıklamaları esas alınmalı. Sel suyuyla temas etmiş gıdalar tüketilmemeli; elektrik kesintisi nedeniyle uygun soğuklukta korunamayan, bozulabilir besinler de kullanılmamalı” dedi.

Küçük yaralanmalar da ihmal edilmemeli

Sel sonrası temizlik sırasında cam kırıkları, metal parçaları ve diğer atıklar kesik veya delici yaralanmalara neden olabiliyor. Kirli suyla temas eden yaralarda enfeksiyon riski artabiliyor. Kesiklerin temiz suyla yıkanması ve uygun pansumanla kapatılması, kirli, derin veya delici yaralanmalarda ise tetanos aşısı gereksiniminin sağlık personeli tarafından değerlendirilmesi gerekiyor.

Duran, sel sonrasında ortaya çıkan sağlık belirtilerinin göz ardı edilmemesi gerektiğine dikkat çekerek, “Ateş, ishal, kusma, solunum sıkıntısı veya yarada artan kızarıklık, şişlik ve akıntı gelişirse sağlık kuruluşuna başvurulmalı. Temizlik sırasında dinlenmeye ve güvenli içme suyuna erişime de dikkat edilmeli. Sel sonrası iyileşme sürecinde hem kişisel korunma hem de sağlık sorunlarının erken fark edilmesi önemli” diye konuştu.

Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı