Sağlık Turizminde Komplikasyon Sigortası Karı, Kimleri Nasıl Etkileyecek?

Haber Giriş Tarihi: 07.09.2026 17:24
Haber Güncellenme Tarihi: 07.09.2026 17:24
https://www.oncekorfez.com/

Sağlık turizmi alanında çalışanlar açısından önemli bir gelişme yaşandı. Bilindiği üzere son yönetmelikle birlikte komplikasyon sigortası zorunluluğu getirilmişti. Ancak düzenlemeye karşı açılan davada, komplikasyon sigortasına ilişkin madde hakkında yürütmenin durdurulması kararı verildi.

Peki, yürütmenin durdurulması kararı bu alanda faaliyet gösteren klinikleri, hastaneleri ya da aracı kuruluşları sorumluluktan kurtardı mı?

Hayır. Yürütmenin durdurulması kararı yalnızca komplikasyon sigortası zorunluluğuna yönelik.

İzmir Barosu Sağlık Hukuku Komisyonu Üyesi Avukat Özge Özmen Korkut, komplikasyon sigortasında, bundan sonraki süreç hakkında şu bilgileri verdi:

ARTIK KOMPLİKASYON SİGORTASI ZORUNLU DEĞİL AMA…

“Komplikasyon sigortası zorunluluğunun getirilmesiyle birlikte, aslında amaca çok da hizmet etmeyen ve yalnızca yönetmelikteki yükümlülüğü yerine getirmek amacıyla çok düşük teminatlı, yetersiz sigortaların yapılmaya başlandığını görmüştük. Dolayısıyla yürütmenin durdurulması kararının bu anlamda olumlu bir gelişme olduğunu söyleyebiliriz.

Artık komplikasyon sigortasını zorunlu olarak yaptırmak durumunda değilsiniz. Ancak elbette isteğe bağlı olarak yaptırabilirsiniz.

Komplikasyon sigortasının getirilme amacına baktığımızda, hastaların yaşayabilecekleri istenmeyen durumlar karşısında korunması, en azından ortaya çıkabilecek zararların bir sigortayla karşılanması ve hastaların gerektiğinde daha kolay bir şekilde Türkiye'ye gelebilmelerinin sağlanması hedeflenmişti.

AMACA HİZMET ETMEDİ

Peki, düzenleme bu amaca hizmet etti mi? Bence etmedi.

Düzenlemenin yeterince netleştirilmemesi nedeniyle sigorta şirketleri açısından da hangi sigortanın yapılacağı, sigortanın nasıl düzenleneceği ve kapsamının nasıl belirleneceği gibi birçok konuda belirsizlik ortaya çıktı. Dolayısıyla uygulamada amacına tam olarak ulaşamayan bir düzenlemeyle karşı karşıya kaldık.

Peki, yürütmenin durdurulması kararı sağlık turizmi alanındaki diğer sorumlulukların da ortadan kalktığı anlamına mı geliyor?

Hayır. Burada yalnızca komplikasyon sigortasından bahsediyoruz. Bunun dışında kliniklerin, hastanelerin ve aracı kuruluşların yerine getirmesi gereken sorumluluklar ve yükümlülükler devam ediyor.

Komplikasyon sigortası ilk getirildiğinde önemli bir hukuki tartışma da yaşandı. Komplikasyon, hukuken her durumda sorumluluk doğuran bir alan olarak değerlendirilmez. Bu nedenle, sorumluluk atfedilemeyen bir durum için neden zorunlu sigorta yaptırılması gerektiği sorgulandı.

Komplikasyon dediğimiz şey, tıbbi müdahale sırasında gerekli özen gösterilmesine rağmen ortaya çıkabilen istenmeyen sonuçları ifade ediyor. Dolayısıyla, hukuki sorumluluğun bulunmadığı durumlarda neden ayrıca bir sigorta yükümlülüğü getirildiği ve bunun için neden ücret ödenmesi gerektiği tartışıldı.

Hastaneler, hekimler, klinikler ve aracı kuruluşlar açısından bu yönde eleştiriler vardı. Nitekim açılan davada da bu hususlar dile getirildi ve yürütmenin durdurulması kararı verildi.

KOMPLİKASYON DIŞINDAKİ ZORUNLULUKLAR

Peki, sağlık turizmi dediğimizde bütün mesele komplikasyon sigortasından mı ibaret?

Elbette değil. Sağlık turizmi oldukça kompleks bir yapı. Bu alanda faaliyet gösteren klinikler, hastaneler ve aracı kuruluşlar birçok farklı yükümlülüğü yerine getirmek durumunda.

Bunların başında kişisel verilerin korunmasına ilişkin süreçler geliyor. Sağlık turizminde hastalara ait fotoğraf ve görüntülerin kullanılması sık karşılaşılan bir durum. Bu nedenle KVKK kapsamında kişisel verilerin korunmasına ilişkin süreçlerin doğru şekilde yönetilmesi büyük önem taşıyor.

Bunun dışında aracı kuruluşlarla yapılan sözleşmeler ve alınan her bir hizmete ilişkin sözleşmelerin doğru şekilde hazırlanması gerekiyor.

Bir diğer önemli konu ise tercüme hizmetleri. Hastalara yönelik tercümelerin doğru ve eksiksiz yapılması, alanında yetkin tercümanlarla çalışılması gerekiyor. Özellikle hizmet verilen ülkenin diline hâkim, mümkünse o dili ana dili düzeyinde konuşabilen kişilerin tercüman olarak görevlendirilmesi, ortaya çıkabilecek hukuki risklerin azaltılmasına katkı sağlayacaktır.

Aynı şekilde hastaların olası ve öngörülebilir komplikasyonlar konusunda çok iyi aydınlatılması gerekiyor.

Türk hukuku ve sağlık hukuku açısından yerine getirilmesi gereken birtakım işlemler bulunuyor. Aydınlatılmış onam formunun hazırlanması, hastanın yeterli ve anlaşılır biçimde bilgilendirilmesi ve gerekli süreçlerin eksiksiz yürütülmesi bunların başında geliyor.

Bunların aynı zamanda hastaya kendi dilinde, doğru ve anlaşılır bir şekilde aktarılması gerekiyor. Hukuki danışmanlık açısından baktığımızda, mevzuatta açıkça zorunlu tutulmayan bazı tedbirlerin dahi hukuki riskleri azaltmak amacıyla alınmasını gerekli görüyoruz.

Sonuç olarak komplikasyon sigortasına ilişkin yürütmenin durdurulması kararı, sağlık turizmi alanında faaliyet gösterenlerin üzerindeki gereksiz sayılabilecek bir yükü kaldırmış olabilir. Ancak bu karar, sağlık kuruluşlarının ve diğer ilgililerin komplikasyonlar veya sağlık turizmi kapsamındaki diğer süreçler açısından bütün sorumluluklarının ortadan kalktığı anlamına gelmiyor.

Hasta, yaşadığı bir sorunla ilgili olarak her zaman dava açabilir ve hukuki yollara başvurabilir.”

Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı